All posts in Akran Etkileşim Grupları

Yoğun Yaz Programı

Yoğun Yaz Programı

SOSYAL BECERİ HEDEFLİ YOĞUNLAŞTIRILMIŞ YAZ PROGRAMI

Amaç: Sosyal becerilerinin desteklenmesine ihtiyaç duyan okul öncesi ve okul çağı çocukları için akran etkileşimi odaklı 2 haftalık yoğunlaştırılmış yaz programı! Program, oyun terapisi ve drama çalışmaları destekli hazırlanmıştır ve Uzman Psikolog / Oyun Terapisti Fulya İlişikli ve Drama Öğretmeni / Tiyatro Oyuncusu Ceren Demirel yönetiminde uygulanacaktır.

Programın Hedefleri:

Grupla beraber hareket edebilmek, bütünün parçası olmak

  • Yönerge takibi
  • Oyuna çağırma
  • Oyuna katılabilme
  • Ortaklaşa sorun çözme
  • Sorun hakkında konuşabilme
  • Söz alma
  • Soruna çözüm üretme

Rekabet etmek

  • Rekabet motivasyonunu yükseltme
  • Yenilgiyi tolare etme, kazanmayı yönetme

Sohbet

  • Sohbet başlatma
  • Sohbeti sürdürme ve yönetme
  • Konuda kalma

Duygular

  • Hislerini tanımlama
  • Duygusunu ifade etme
  • Beden dili kullanımı
  • Empati kurma (Jest-mimik okuma)
  • Duygusunu yönetme

Kimler katılabilir: Gruplar oluşturulurken yaş ve performans kriteri dikkate alınacaktır.

Tarihler: 20 Haziran- 1 Temmuz tarihleri aralığında haftaiçi her gün günde 3 saat, toplam 30 saat.

Ücret: 3000 TL

Kayıt ve İletişim: 05389475077

Program Yürütücüleri Hakkında Bilgi: 

Fulya İlişikli

2010 yılında burslu olarak okuduğu Yeditepe Üniversitesi Psikoloji  Bölümü’nden ikincilikle mezun oldu. Takip eden eğitim öğretim yılında Özel ALEV Okulları’nda Akademik Destek Grubu öğretmenliği yaptı. Dikkat ve öğrenme alanlarında güçlük yaşayan ilkokul öğrencileriyle bireysel ve grup çalışmaları yürüttü. 2011 yılında Hollanda’da bulunan Leiden Üniversitesi’nden başarı bursu kazanarak Çocuk ve Ergen Psikolojisi Yüksek Lisans Programına girmeye hak kazandı. Buradaki eğitimi boyunca Uygulamalı Davranış Analizi (ABA)eğitimi alıp okulöncesi çağındaki çocuklara bireyselleştirilmiş eğitim programı uyguladı. Sosyal beceri eğitimi kapsamında Elckerlyc International School & Montessorischool’da ilkokul öğrencileriyle grup çalışmaları yaptı. Lise çağındaki öğrencilerle Bilişsel Davranışçı Terapi uygulamalarında yer aldı. 2012 yılında Türkiye’ye dönüşünün ardından Özel Mavi Ada Anaokulu’nda çalışmaya başladı. Buradaki çalışma süreci boyunca sınıf öğretmenliği, gelişim takibi, test uygulamaları ve ebeveyn danışmanlığı gibi birçok görevi bir arada yürüttü. Otizm spektrumunda yer alan ya da uyum zorluğu yaşayan çocukları akran etkileşimini artırmak amacıyla sınıf içinde destekledi. Eğitim koordinatörlüğünü üstlenerek müfredat geliştirdi ve sınıf içi uygulamalarında öğretmenlere süpervizyon verdi. 2013 yılından bu yana serbest zamanlı olarak otizm spektrumundaki çocuklarla İlişki Temelli Oyun Terapisi kapsamında çalışmakta, ailelere çocuklarının iletişim ve oyun becerilerini desteklemeleri konusunda rehberlik etmektedir. 2016 yılı Mayıs ayı itibariyle terapi ve gelişim takibi çalışmalarını Çocuk İstanbul Aile Danışmanlık Merkezi’nde yürütmeye başlamıştır.

Ceren Demirel

İzmir doğumlu Ceren Demirel, 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Tiyatro Oyunculuk Bölümü’nü bitirdi. Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda çalıştı. Oyunculuk atölyelerinde eğitmenlik de yapan oyuncu, çeşitli kurumlarda çocuklarla ve yetişkinlerle drama çalışmaları yaptı. Ceren Demirel, çeşitli dizi ve sinema projelerinde de yer aldı. En son özel bir tiyatro olan Galata Perform’da “İz” ve “Dört Bacaklı Şey” oyunlarında rol aldı. Ceren Demirel, 2015-2016 döneminde, Oyun ve Tiyatro Akademisi Derneği‘nde (OYTAD) oyun ve tiyatro pedagojisi alanındaki çalışmalarını da yürütmektedir.

Profesyonel oyunculuk kariyerine aktif olarak devam Ceren Demirel, Çocukİstanbul Aile Danışmanlık Merkezi bünyesinde, Otistik Spektrum Bozukluğu içindeki çocuklarla, Özel Eğitim ve farklı Psiko-Eğitsel terapileri destekleyen Drama Çalışmaları Programı’nı yürütmektedir.

yaz-programı-biryaz-program-iki

Ayrıntılar

Çocuklarla Drama Çalışmaları

Çocuklarla Drama Çalışmaları

Otistik Spektrum Bozukluğu içinde yer alan çocukların yaşadığı sosyal ve iletişim alanlarındaki sorunları aşmalarında, sürekli içinde bulundukları Özel Eğitim, Konuşma Terapisi ve benzeri eğitim süreçlerinin dışında, tamamlayıcı ve destekleyici olabilecek Drama Çalışmaları’na katılmaları yarar sağlayacaktır.
Kendisine verilen yönergeleri dinlemeyen, çevresindeki insanlarla göz teması kurmayan ve çevrede bağırarak koşan çocukların, sınıf içinde düzenlenen eğitim ortamlarına katılmaları güçtür. Bu durum, çocukların eğitim alanındaki performanslarını ve potansiyellerini olumsuz etkiler.

Drama Çalışmaları, Otizm tanısı almış çocuklar için basit ama etkili çözümler sunabilir. Örneğin göz teması kuramayan bir çocuk, Drama Çalışmaları çerçevesinde başka birini taklit ettiğinde ya da bir role girdiğinde kolaylıkla göz teması kurabilmektedir. Rol yapma gibi drama teknikleri aracılığıyla, çocukların Otizmden kaynaklanan iletişim sorunları çözülmekte ve sosyal becerileri geliştirilebilmektedir.

Genelde grup ortamında yürütülen Drama Çalışmaları’nda, uygun çocukların bir araya getirilip grupların belli bir denklikte oluşturulması için de ayrıca özen gösterilmelidir.

Çocuğunuza Drama Çalışmalarının bu türden yararlarını sunmak istiyorsanız, bu drama ortamının yapılandırılmış olduğundan ve aktivitelerin belli bir müfredat dahilinde ilerlediğinden emin olmalısınız. Drama Çalışmaları sürecinde herbir aktivite için belli öğrenme çıktısı hedef olarak belirlenmelidir. Bunun dışında Drama Çalışmaları, yukarıda değinildiği gibi Özel Eğitim ya da Konuşma Terapisinin yerine konabilecek alternatif bir program değil, bu eğitimleri destekleyen ve tamamlayan bir aktiviteler bütünü olarak değerlendirilmelidir. Genelde grup ortamında yürütülen Drama Çalışmaları’nda, uygun çocukların bir araya getirilip grupların belli bir denklikte oluşturulması için de ayrıca özen gösterilmelidir.

Çocuğunuza Drama Çalışmalarının bu türden yararlarını sunmak istiyorsanız, bu drama ortamının yapılandırılmış olduğundan ve aktivitelerin belli bir müfredat dahilinde ilerlediğinden emin olmalısınız.

Çocukİstanbul Aile Danışmanlık Merkezi’nin düzenlediği grup ve bireysel Drama Çalışmaları hakkında bilgi almak için ofisimizi arayabilirsiniz.

Ayrıntılar

Çocuklarla Neden Drama -II-

Çocuklarla Neden Drama -II-

Drama Çalışmaları’nın temelinde iki ana yaklaşım yatmaktadır. Drama Çalışmaları, bireyin hem zihinsel hem de bedensel düzlemde yaratıcı ve doğaçlama potansiyelini ortaya çıkarmayı amaçlar. Bireydeki bu potansiyel, öykü anlatma, doğaçlama, taklit, rol yapma, canlandırma, dans, hareket, ritim, ses, şarkı, müzik ve perküsyon gibi tekniklerle ortaya çıkartılır.

Drama Çalışmaları, bireyin hem zihinsel hem de bedensel düzlemde yaratıcı ve doğaçlama potansiyelini ortaya çıkarmayı amaçlar.

Drama Çalışmaları, özel olarak oluşturulan grup içindeki çocukların psikolojik gereksinimleri doğrultusunda özel olarak kurgulanır. Bu çalışmalar, yönlendirici olmayan, güvenli ve destekleyici bir ortamda yürütülür. Her grubun drama sürecine kattıkları birbirinden farklıdır.

Dramanın her insan üzerinde terapötik etkileri vardır. Otizm tanısı almış bireyler üzerinde de, psikolojik ve fiziksel bağlamda yarar sağlayan Drama Çalışmaları, çocuğun yaşayabileceği sosyal, iletişimsel ve akademik alanlardaki güçlükler aşmasında yardımcı olur.

Drama Çalışmaları’nın yarar sağladığı alanlar özetle şunlardır:
– Güvenli ilişkiler kurmak,
– Sözlü ve sözlü olmayan iletişim becerileri geliştirmek,
– Duyguların ifade edilmesi ve keşfedilmesi,
– Sıra alma, lider olma gibi sosyal etkileşim becerilerinin geliştirilmesi,
– Dinleme ve gözlem yapmak,
– Yaratıcı ve sanatsal beceriler geliştirme,
– Kendilik algısını iyileştirme ve kendine güveni arttırmka,
– Hayalgücünü kullanmak,
– Kendini ifade etme fırsatları ve becerileri yaratmak,
– Güvenli ve sınırları belli ortamlarda çalışmak.

Ayrıntılar

Çocuklarla Neden Drama -I-

Çocuklarla Neden Drama -I-

Özel Eğitim gereksinimi olan çocuklarla yapılan Drama Çalışmaları, kurgulanmış ortamlarda Drama alanında uzman eğitmenlerle gerçekleştirilir. Drama Çalışmaları’nın amacı, Otistik Spektrum içindeki çocukların gelişimsel ve sosyal alanlardaki yetersizliklerini en aza indirgemektir. Dramanın kendi dinamikleri ve özgün oyun kurgularıyla çocuğun hayalgüçlerini geliştirme, soyut düşünme becerilerini arttırmak, dolaylı ifadeleri ve mecazları zihinsel olarak işleyebilmelerini sağlamak, şaka ve espri yapma yöntemlerini sunmak, akranlarıyla iletişimlerini geliştirmek, yaratıcılıklarını somut ürünlere dönüştürmelerinde destek olmak, empati potansiyellerini arttırmak ve günlük hayatta kullanacakları bilgi ve becerileri arttırıp geliştirmek, Drama Çalışmalarının temel hedefleri arasındadır.

Drama seanslarında ve oyunlarda dinleme ve anımsama, kıskançlık duygusunu kontrol etme, sıra alma, kişisel mekan olgusunu fark etme, karşısındakini kucaklama, arkadaşına sıra vermek için ayağa kalkmak ve gerektiğinde bir iletişim sürecini bölerek kendini ifade etmek gibi hedefler belirlenebilir.

Çocuklarda bu amaçlar doğrultusunda somut sonuçlar elde etmek amacıyla, Drama Çalışmaları seanslarında, hedef öğrenmelere odaklanmış oyunlar kurgulanır. Drama seanslarında ve oyunlarda dinleme ve anımsamakıskançlık duygusunu kontrol etmesıra almakişisel mekan olgusunu fark etmekarşısındakini kucaklamaarkadaşına sıra vermek için ayağa kalkmak ve gerektiğinde bir iletişim sürecini bölerek kendini ifade etmek gibi hedefler belirlenebilir. Bu ve benzeri hedefler, çocukların akranları ile birlikte oldukları okul gibi ortamlarda gereksinim duydukları bilgi ve becerilerdir ve çocukların akademik başarılarını her düzeyde önemli ölçüde etkileyebilirler.

Bu ve benzeri hedefler, çocukların akranları ile birlikte oldukları okul gibi ortamlarda gereksinim duydukları bilgi ve becerilerdir ve çocukların akademik başarılarını her düzeyde önemli ölçüde etkileyebilirler.

Drama Çalışmaları’nın temel çerçevesi, çocukların keyif alabilecekleri kurgulanmış ortamlarda, drama sanatının insan duygulanımı üzerindeki doğal gücünden yararlanarak, çocuklara bilgi ve becerileri çabuk ve kolay edinebilecekleri ortamlar sağlamaktır.

Ayrıntılar

Farklı Gelişim Gösteren Çocuklarda Drama Etkinlikleri

drama-otizm-yaygın-gelişimsel-bozukluk-iletişim

Grup içinde yapılan drama etkinlikleri, farklı gelişim gösteren çocuklarda iletişim becerilerini geliştirebilir mi? “Imagining Autism” (Otizmi Hayal Etmek) adlı bir pilot çalışmada, dramanın farklı gelişim gösteren çocukların iletişim becerileri üzerindeki etkileri incelenmiş.

Araştırmada yaşları 7 ve 12 arasında değişen 22 çocuk, haftada 45 dakikalık seanslara alınmış ve 10 hafta boyunca gözlenmiştir. İnceleme süresince çocuklar dört kişilik gruplar halinde, orman ya da uzay gibi kapalı ve temalı bir ortama alınmıştır. Bu ortamlar, ışık, ses, kukla ve interaktif dijital unsurların kullanılmasıyla, çocukların bütün duyularına eşzamanlı olarak hitap edecek biçimde tasarlanmıştır.

Drama alanında eğitim almış oyuncular, doğaçlama tekniklerini kullanarak çocukların bu ortamla ve birbirleri ile yaratıcı bir biçimde, hem fiziksel  hem de sözel olarak etkileşime geçmeleri için çalışmışlardır. Çalışmanın amacı, çocuklarda iletişim, sosyal etkileşim ve hayal etme becerilerini geliştirmek olmuştur. Bu üç alan zaten farklı gelişim gösteren çocukların en zorlandığı alanlar arasındadır.

Drama alanında eğitim almış oyuncular, doğaçlama tekniklerini kullanarak çocukların bu ortamla ve birbirleri ile yaratıcı bir biçimde, hem fiziksel  hem de sözel olarak etkileşime geçmeleri için çalışmışlardır.

Çocuklar çalışma öncesinde ve drama çalışmalarından iki ve altı hafta sonra değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmacılar, otizm tanısına işaret eden davranışlar yanında, duygu okuma, taklit, IQ ve karşındakinin ne hissettiğini anlama gibi alanları da incelemişlerdir. Ebeveynlerden ve öğretmenlerden de öznel görüşler alınmıştır. Bir yıl sonrasında da takip çalışmaları yapılmıştır.

Erken dönem değerlendirmelerde, çocukların tümünde iyileşme gözlemlenmiştir. En büyük gelişme, çocukların anlayabildiği yüz ifadelerindeki artış olmuştur. Çocuklardan dokuzu yüz ifadelerini tanıma alanında gelişme gösterirken, altı tanesi de sosyal iletişim becerileri alanında gelişim göstermiştir. Bu gelişimlerin çoğunluğu, takip çalışmasında da gözlemlenmiştir.

University of Kent’te projede psikolog olarak çalışan David Wilkinson, “Bu gibi çalışmalara bakıp karşılaştırma yaptığınızda, çalışmanın etkisinin oldukça önemli olduğunu görüyorsunuz,” dedi.

University of Kent’te dramaturji alanında profeösr olan proje sorumlusu ve lideri Nicola Shaughnessy, “Imagining Autism” Projesi’nin sonuçlarını University of London’ın düzenlediği AISB50 Konferansı’nda 2014 yılında sunmuştur. Shaughnessy’ye göre projenin başarısı, çocukların bütün duyularına eşzamanlı olarak hitap edilmesinden gelmektedir. Shaughnessy, “Çocuklar aynı anda hareket ediyor, düşünüyor ve çevreleri ile etkileşime geçiyor”, diye belirtmiştir.

“Çocukların kendi hikayelerini serbest ve yabancı bir ortamda yaratmaları için bir fırsat,” diyen Wilkonson ise şu yorumu paylaşıyor: “Bu sayede kendilerini daha güçlü ve yetkin hissedebiliyorlar. Psikoloji literatürüne de bakarsanız, bu durumun bireyde dikkat ve iyi olma hali alanında olumlu etkileri olduğunu görürüz.”

Benzer çalışmalar dünyanın diğer ülkelerinde de yürütülmekte. Amerika’da Columbus’ta Ohio State Üniversitesi’nde de “Shakespeare ve Otizm” adlı bir proje aynı çerçevede yürütülmektedir. Bu projede de, Shakespeare’in oyunlarındaki beşli hece ölçüsünün ritminin otizm tanısı almış çocukların iletişim alanında kendilerini daha rahat ve güvende hissettirmesi çalışılmaktadır. Nashville, Tennessee’deki Vanderbilt Üniversitesi’nde de iki haftalık bir pilot çalışma yürütlmüş ve otizm tanısı almış çocuklarda bir yaz kampı sırasında, drama etkinlikleri ile duyusal ve duygusal alanlar üzerinde çalışılmıştır.

(Yazı, The Independent ve New Scientist’ten derlenmiştir.)

Ayrıntılar

Otizmli Çocuklar Sosyalleşebilir!

otizm-sosyalleşme

Otizmli çocuklar sosyalleşebilir!

Otizm tanısı almış çocukların akranları ile bir araya geldiklerinde onlarla iletişime geçip sosyal ilişkiler kurma anlamında yaşadıkları güçlükler, ebeveynlerin de en çok kaygı duydukları alanlardan biridir. İletişim ve sosyal beceriler alanında destek almamış otizmli çocuklar, okulda sınıf ortamında ya da akranları ile bir araya geldikleri diğer topluluklarda, iletişim kurma ve sosyalleşme alanlarında ciddi sorunlar yaşayabilmekte ve bu durum çocukların diğer becerilerini göstermelerine engel olabilmektedir. Otizm tanısı almış ya da değişik alanlarda gelişimsel farklılık gösteren çocukların birey olarak kendi potansiyellerini tam olarak gerçekleştirmelerini engelleyen iletişim ve sosya beceriler, akran etkileşim gruplarında çocuklara kazandırılabilir.

İletişim ve sosyal beceriler alanında destek almamış otizmli çocuklar, okulda sınıf ortamında ya da akranları ile bir araya geldikleri diğer topluluklarda, iletişim kurma ve sosyalleşme alanlarında ciddi sorunlar yaşayabilmekte ve bu durum çocukların diğer becerilerini göstermelerine engel olabilmektedir.

Yakın geçmişte tamamlanmış dört yıllık bir çalışma, çocukların kendi yaşıtları ile bir araya geldiği grup derslerinde ve çalışmalarında, sosyal becerilerin otizm tanısı almış çoucklara kazandırılabildiğini göstermiştir. Kansas Üniversitesi’nden Debra Kamps, 1970’li yıllarda otizm tanısı almış çocukların sosyal ve iletişim becerileri üzerinde çalışmaya başlamış. ABD’de Eğitim Bakanlığı tarafından finanse edilen dört yıl süreli çalışmada, Otistik Spektrum Bozukluğu tanısı almış, Kansas ve Washington’daki 95 çocuk ile çalışılmıştır. Bu 95 çocuktan 56 tanesi, anaokul ve birinci sınıf arasındaki dönemde, tipik gelişim gösteren akranlarıyla iki üç kişilik grup çalışmalarına alınmış, kalan 39 çocuk da kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edilmiştir.

Sosyal akran grubu, aktiviteler sırasında, birşey isteme, yorumda bulunma ve “Lütfen”, “Teşekkür ederim” gibi nezaket ifadelerini kullanma gibi farklı alanların öğretilmesine odaklanmıştır. Eğitmenler daha sonra, çocukların grup içinde öğrendiklerini grup dışında da kullanıp kullanmadıklarını takip ederek, öğrenimin kalıcılığını da sınamışlardır. Araştırmacılar, çocukların grup içinde öğrendiklerini genelleyerek, diğer akran grupları içinde, okulda sınıf ortamında da kullanmayı sürdürdüklerini berlitmişlerdir. Okul öğretmenleri de, grup etkinliklerine katılan çocukların daha sosyalleştiğini ve sınıf içinde davranışlarının düzeldiğini ifade etmişlerdir.

Okul öncesi çocukların bu gibi akran etkileşim gruplarına katılması, onların daha sonra okul ve sınıf ortamlarında kendilerini daha rahat ifade etmelerini, akranları ile uyumu bir sosyalleşme içine girebilmelerini sağlamakta ve genel anlamda iletişim becerilerini geliştirmektedir.

Bu gibi akran etkileşim grupları okullarda kaynak sıkıntısı nedeniyle elbette yoğun ve sürekli olarak oluşturulamamaktadır. Bu gibi gruplara katılacak çocukların da temel düzeyde sosyal ve iletişim becerilerine sahip olması beklenmektedir. Okul öncesi çocukların bu gibi akran etkileşim gruplarına katılması, onların daha sonra okul ve sınıf ortamlarında kendilerini daha rahat ifade etmelerini, akranları ile uyumu bir sosyalleşme içine girebilmelerini sağlamakta ve genel anlamda iletişim becerilerini geliştirmektedir.

Ayrıntılar