All Posts tagged Drama

Otizmde Resim, Drama ve Müzik

 

Otizotizm-sanatm tanısı almış veya öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda sanat etkinlikleri çok değerlidir. Bu etkinlikler, çocuğun zihnine ve bedenine olumlu etkisi olan duyusal girdi ve uyaran sağlarlar. Müzik ve resim gibi sanatsal etkinlikler, çocuğun bazı becerileri yerine getirmesi için gerekli fiziksel ve zihinsel yoğunlaşmayı mümkün kılar. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklarda müzik etkinliklerini ve müzik teknolojilerini uyarlayarak kullanan McCord’un 2008 yılında yürüttüğü çalışmasında da belirttiği gibi, müzik ve resim gibi etkinlikler çocuğun kendine güvenini arttırmakta, sosyal ve iletişim becerilerini geliştirmektedir.

Bu etkinlikler, çocuğun zihnine ve bedenine olumlu etkisi olan duyusal girdi ve uyaran sağlarlar.

Müzik, Resim ve Drama
Örneğin şarkı söylemek ve dans etmek, çocuğun sesini doğru kullanmasında, motor planlamasında ve kontrolünde, kaba ve ince motor becerilerinde olumlu etkiye sahiptir. Şarkı söylerken yapılan tekrarlamalar da, otizm tanısı almış ya da öğrenme güçlüğü çeken çocukların, sözcükleri, ritimleri ve kavramları öğrenmesinde yardımcı olur.

Resim ve drama gibi diğer sanat etkinlikleri, daha karmaşık düşünme ve problem çözme becerilerini gerektirir. Çocukların düşüncelerini ve duygularını yaratıcı biçimlerde ifade etmelerine olanak sağlayan resim, sözel olmayan iletişimi geliştirir. Bu bağlamda, otizm tanısı almış çocuklar belki başka bir biçimde ifade edemeyecekleri duygu ve düşüncelerini, sanatın evrensel diliyle ifade etme olanağı bulurlar.

Resim ağırlıklı etkinlikler de, çocuğun dil, kendini ifade etme, kendine güven, motor planlama ve ince motor becerilerinde çok olumlu etkilere sahiptir.

Yakın zamanlı bazı çalışmalar, otizm tanısı almış çocukların akranları ile karşılaştırıldığında, müzik dinlemeye daha yatkın olduğunu göstermiştir. Yapılan aynı çalışmalar, bu çocukların dinledikleri müzik parçalarındaki ses tonlarını akranlarından daha iyi ayırt edebildiklerini de ortaya koymuştur. Müzik ile zenginleştirilmiş dersler, çocuğun sabrını, gönüllü katılımını, belleğini, sosyal etkileşimini, göz kontağını arttırır ve öğrenme sürecinden keyif almasını sağlar (Evans; 2007).

Resim ağırlıklı etkinlikler de, çocuğun dil, kendini ifade etme, kendine güven, motor planlama ve ince motor becerilerinde çok olumlu etkilere sahiptir. Resim aracılığıyla çocuklar öfke, üzüntü, heyecan gibi duygularını ifade edebilirler. İyileştirici etkisi yanında, resim gibi sanat etkinlikleri çocukta bir başarı duygusu uyandırır ve çocuğun kendine güvenini sağlar.

Kaynaklar:
Bell, C.M. (2003). Music therapy for children with autistic spectrum disorder. Wessex Institute for Health Research and
Development, University of Southampton, 11. Abstract retrieved December 3, 2008, from National Library for Health: Learning
Disabilities Specialist Library.

Evans, R. (2007). The relationship between music and autism: Understanding the benefits. Retrieved on December 4, 2008,
from http://ezinearticles.com/?The-Relationship-Between-Music-and-Autism—Understanding-the-Benefits&id=643361

McCord, K. (n.d.). Adapting music technology for students with learning disabilities. University of Northern Colorado. Retrieved
on December 3, 2008, from http://music.utsa.edu/tdml/conf-IV/IV-McCord.html

Ayrıntılar

Farklı Gelişim Gösteren Çocuklarda Drama Etkinlikleri

drama-otizm-yaygın-gelişimsel-bozukluk-iletişim

Grup içinde yapılan drama etkinlikleri, farklı gelişim gösteren çocuklarda iletişim becerilerini geliştirebilir mi? “Imagining Autism” (Otizmi Hayal Etmek) adlı bir pilot çalışmada, dramanın farklı gelişim gösteren çocukların iletişim becerileri üzerindeki etkileri incelenmiş.

Araştırmada yaşları 7 ve 12 arasında değişen 22 çocuk, haftada 45 dakikalık seanslara alınmış ve 10 hafta boyunca gözlenmiştir. İnceleme süresince çocuklar dört kişilik gruplar halinde, orman ya da uzay gibi kapalı ve temalı bir ortama alınmıştır. Bu ortamlar, ışık, ses, kukla ve interaktif dijital unsurların kullanılmasıyla, çocukların bütün duyularına eşzamanlı olarak hitap edecek biçimde tasarlanmıştır.

Drama alanında eğitim almış oyuncular, doğaçlama tekniklerini kullanarak çocukların bu ortamla ve birbirleri ile yaratıcı bir biçimde, hem fiziksel  hem de sözel olarak etkileşime geçmeleri için çalışmışlardır. Çalışmanın amacı, çocuklarda iletişim, sosyal etkileşim ve hayal etme becerilerini geliştirmek olmuştur. Bu üç alan zaten farklı gelişim gösteren çocukların en zorlandığı alanlar arasındadır.

Drama alanında eğitim almış oyuncular, doğaçlama tekniklerini kullanarak çocukların bu ortamla ve birbirleri ile yaratıcı bir biçimde, hem fiziksel  hem de sözel olarak etkileşime geçmeleri için çalışmışlardır.

Çocuklar çalışma öncesinde ve drama çalışmalarından iki ve altı hafta sonra değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmacılar, otizm tanısına işaret eden davranışlar yanında, duygu okuma, taklit, IQ ve karşındakinin ne hissettiğini anlama gibi alanları da incelemişlerdir. Ebeveynlerden ve öğretmenlerden de öznel görüşler alınmıştır. Bir yıl sonrasında da takip çalışmaları yapılmıştır.

Erken dönem değerlendirmelerde, çocukların tümünde iyileşme gözlemlenmiştir. En büyük gelişme, çocukların anlayabildiği yüz ifadelerindeki artış olmuştur. Çocuklardan dokuzu yüz ifadelerini tanıma alanında gelişme gösterirken, altı tanesi de sosyal iletişim becerileri alanında gelişim göstermiştir. Bu gelişimlerin çoğunluğu, takip çalışmasında da gözlemlenmiştir.

University of Kent’te projede psikolog olarak çalışan David Wilkinson, “Bu gibi çalışmalara bakıp karşılaştırma yaptığınızda, çalışmanın etkisinin oldukça önemli olduğunu görüyorsunuz,” dedi.

University of Kent’te dramaturji alanında profeösr olan proje sorumlusu ve lideri Nicola Shaughnessy, “Imagining Autism” Projesi’nin sonuçlarını University of London’ın düzenlediği AISB50 Konferansı’nda 2014 yılında sunmuştur. Shaughnessy’ye göre projenin başarısı, çocukların bütün duyularına eşzamanlı olarak hitap edilmesinden gelmektedir. Shaughnessy, “Çocuklar aynı anda hareket ediyor, düşünüyor ve çevreleri ile etkileşime geçiyor”, diye belirtmiştir.

“Çocukların kendi hikayelerini serbest ve yabancı bir ortamda yaratmaları için bir fırsat,” diyen Wilkonson ise şu yorumu paylaşıyor: “Bu sayede kendilerini daha güçlü ve yetkin hissedebiliyorlar. Psikoloji literatürüne de bakarsanız, bu durumun bireyde dikkat ve iyi olma hali alanında olumlu etkileri olduğunu görürüz.”

Benzer çalışmalar dünyanın diğer ülkelerinde de yürütülmekte. Amerika’da Columbus’ta Ohio State Üniversitesi’nde de “Shakespeare ve Otizm” adlı bir proje aynı çerçevede yürütülmektedir. Bu projede de, Shakespeare’in oyunlarındaki beşli hece ölçüsünün ritminin otizm tanısı almış çocukların iletişim alanında kendilerini daha rahat ve güvende hissettirmesi çalışılmaktadır. Nashville, Tennessee’deki Vanderbilt Üniversitesi’nde de iki haftalık bir pilot çalışma yürütlmüş ve otizm tanısı almış çocuklarda bir yaz kampı sırasında, drama etkinlikleri ile duyusal ve duygusal alanlar üzerinde çalışılmıştır.

(Yazı, The Independent ve New Scientist’ten derlenmiştir.)

Ayrıntılar